Çek Hakkında Ödeme Yasağı - Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile Takip

 

 

 

 

 

 

 

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/24600

K. 2013/312

T. 15.1.2013

• TAKİBİN İPTALİ ( Her Ne Kadar Ticaret Mahkemesince Çek Hakkında Ödeme Yasağı Konulmuşsa da Çek Karşılığını Alamayan Alacaklı Hamilin Kambiyo Senetlerine Mahsus Yol İle Takip Yapmaya Hakkı Olduğu - Çekin Arkasında Karşılıksız Şerhinin Bulunmasına da Gerek Bulunmadığı/Şikayetin Reddi Gerektiği )

• ÇEK HAKKINDA ÖDEME YASAĞI KONULMASI ( Alacaklı Banka Çekte Ciranta Olup Keşideci Lehtar Olan Şikayetçi ve Kendisine Ciro Eden Şirket Hakkında Takip Yaptığı/Alacaklı Cirantanın Taraf Olmadığı Menfi Tespit Davasında Verilen Tedbir Kararının Takip Alacaklısını Bağlamayacağı - Takibin İptali )

• KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLU İLE TAKİP ( İptali İstemi - Ticaret Mahkemesince Çek Hakkında Ödeme Yasağı Konulmuşsa da Çek Karşılığını Alamayan Alacaklı Hamilin Kambiyo Senetlerine Mahsus Yol İle Takip Yapmaya Hakkı Olduğu/Şikayetin Reddine Karar Verilmesi Gerektiği )

2004/m.167

6762/m.692,708,730

ÖZET : Dava, takibin iptali istemine ilişkindir. Takibe konu çekin ibrazında muhatap banka tarafından başka bir mahkemenin dosyasındaki ödeme yasağı kararına istinaden işlem yapılmadığı şerhinin bulunduğu görülmüştür. Alacaklı banka çekte ciranta olup, keşideci, lehtar olan şikayetçi ve kendisine ciro eden şirket hakkında takip yapmıştır. Mahkemenin kararına esas aldığı anılan mahkemede görülen menfi tespit davası ise şikayetçi şirket ile kendisinin ciro ettiği şirket arasında görülmektedir. Alacaklı cirantanın taraf olmadığı menfi tespit davasında verilen tedbir kararı, takip alacaklısını bağlamaz. Öte yandan takibe konu çek 6762 Sayılı T.T.K.nun 708. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde muhatap bankaya ibraz edildiği görülmüştür. Çekin aynı Kanunun 692. maddesinde yazılı tüm şartları içerdiği ve kambiyo vasfını taşıdığı anlaşılmıştır. Her ne kadar Ticaret Mahkemesi'nce çek hakkında ödeme yasağı konulmuşsa da çek karşılığını alamayan alacaklı hamilin İ.İ.K.nun 167 ve sonraki maddelerinde yer verilen kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapmaya hakkı vardır. Çekin arkasında karşılıksız şerhinin bulunmasına da gerek bulunmamaktadır. O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Borçlu lehtar tarafından takibe konu 30.12.2011 keşide tarihli çek hakkında Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tedbir kararı olduğu, çekin ibrazında arkasında karşılıksız şerhinin bulunmayıp Ticaret Mahkemesi'nin tedbir kararı sebebiyle işleme tabi tutulmadığının yazdığını, bu sebeple alacaklı bankanın takip yapamayacağından bahisle takibin iptalini istemiş, mahkemece talep gibi karar verilmiştir.

Olay tarihinde uygulanması gereken 6762 Sayılı T.T.K.'nun 730. maddesi göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 599. maddesinde: "... keşideci, lehtarla doğrudan doğruya arasında mevcut olan münasebetlere dayanan defileri, müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" düzenlemesi yer almaktadır.

Somut olayda, takibe konu çekin 30.12.2011 tarihinde ibrazında muhatap banka tarafından 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/1307 Esas numaralı dosyasındaki ödeme yasağı kararına istinaden ( ki bu kararda takip alacaklısı da taraf değildir ) işlem yapılmadığı şerhinin bulunduğu görülmüştür. Alacaklı banka çekte ciranta olup, keşideci, lehtar olan şikayetçi ve kendisine ciro eden şirket hakkında takip yapmıştır. Mahkemenin kararına esas aldığı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/1307 Esas sayılı menfi tespit davası ise şikayetçi ... San. ve Dış Tic.A.Ş. ile kendisinin ciro ettiği ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasın da görülmektedir. Yukarıdaki yasa hükmü gözetildiğinde, alacaklı cirantanın taraf olmadığı menfi tespit davasında verilen tedbir kararı, takip alacaklısını bağlamaz.

Öte yandan takibe konu çek 6762 Sayılı T.T.K.nun 708. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde muhatap bankaya ibraz edildiği görülmüştür. Çekin aynı Kanunun 692. maddesinde yazılı tüm şartları içerdiği ve kambiyo vasfını taşıdığı anlaşılmıştır. Her ne kadar Ticaret Mahkemesi'nce çek hakkında ödeme yasağı konulmuşsa da çek karşılığını alamayan alacaklı hamilin İ.İ.K.nun 167 ve sonraki maddelerinde yer verilen kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapmaya hakkı vardır. Çekin arkasında karşılıksız şerhinin bulunmasına da gerek bulunmamaktadır.

O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.366 ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.